Karakutu Hafıza Yürüyüşleri

Karakutu Derneği, uzun yıllara yayılan sivil toplum deneyimi olan Emrah Gürsel ve Özlem Yalçınkaya’nın hayallerinin sonucu Ocak 2014’te kuruldu. Onları bir araya getiren şey, Türkiye toplumunun demokratikleşmesinin, bireyin özgürleşmesinden başladığına ve bireyin özgürleşebilmesi için geçmişi sorgulaması ve geçmişe eleştirel bir gözle bakabilmesi gerektiğine duydukları ortak inanç oldu. Emrah Gürsel, derneğin“Türkiye’nin son yüz yılda yaşadığı şiddet ve haksızlıkların temel nedenlerine değinilmemesi nedeniyle, devletin ve toplumun demokratikleşemediği kanaatiyle ortaya çıkmış bir kuruluş” olduğunu ifade ediyor. Bu bağlamda aynı kamusal alanları paylaşan, farklı kesimlerden gelen ve dolayısıyla farklı deneyimler yaşamış bireylerin birbirlerini daha iyi tanımasına ve diyalog kurmasına katkı sağlayabilecek araçlar geliştirmek için çalışmak el yordamıyla ilerlemeye başladılar. Başlangıçta iki önemli alan olan geçmişle yüzleşme ve gençlik çalışması konularını pratikte nasıl birleştirebilecekleri sorusunun cevabını aramaya kafa yordular. Bu esnada yurt içi ve yurt dışındaki pek çok örneği incelediler ve çalışma ziyaretleri gerçekleştirdiler. Birçok olası proje fikrinin masada olmasına rağmen onları en çok motive eden ve somut adımlar atmaya iten fikir “Hafıza Yürüyüşü” oldu. Fikri biraz olgunlaştırdıktan sonra resmi kuruluş için çalışmalara başladılar. Nasıl bir isim olması gerektiği konusunda düşünürken yapmak istedikleri şeyi en iyi anlatan metaforun “karakutu” olduğu konusunda hemfikir oldular. Bütün bunlar olurken elbette yalnız değillerdi. Sivil toplum ve akademiden birçok kişinin dostluğu, yardımı ve katkısı da onlara cesaret verdi.

Projenin hazırlık sürecinin sonunda ilk hafıza yürüyüşleri Beyoğlu ve Şişli’de gerçekleştirildi. Bugün Hafıza Yürüyüşlerinin rotası Beyoğlu ve Şişli ile beraber, Beşiktaş, Cağaloğlu, Yeldeğirmeni, Sultanahmet, Balat şeklinde genişledi. Ayrıca, 2018’den beri yetişkinler için de Hafıza Yürüyüşleri gerçekleştiriliyor. Şubat 2015’ten bu yana toplamda 64 Hafıza Yürüyüşü düzenlendi. Bu yürüyüşlere katılan gençlerin ve yetişkinlerin sayısı 961 iken, yürüyüşlerde toplamda 236 genç, hikâyelerin anlatıcılığını üstlendi.

Durum
Devam Ediyor
Tarih
2014
Proje Sahibi
Biçim
Projenin Anlam ve Kapsamı

Hafıza Yürüyüşü, “gençlerin geleneksel olmayan metotlar ile ‘öğrenci’ veya ‘turist’ değil ‘keşfeden’ olduğu bir hatırlama etkinliği” olarak kurgulandı. Yürüyüşler “gençlerin tarihsel adaletsizliklerin nedenlerini sorguladıkları ve sonuçlarını eleştirel bir bakış açısıyla değerlendirip “bir daha asla” duyarlılığı geliştirmelerini; yaşanan uyuşmazlıklara barışçıl çözüm üretme kapasitelerini geliştirmeyi” hedefliyor.

Karakutu Derneği’nin Hafıza Yürüyüşleri kapsamında geliştirdiği metodoloji hem gençlik hem hafıza çalışmalarını harmanlaması hem de genç dostu bir metodolojisi olması nedeniyle hafıza çalışmaları içerisinde oldukça özgün bir yere sahip. Bu metodoloji geliştirilirken derneğin öncelikli amaçlarımızdan biri, üzerine konuşulması zor ve ağır temaların, genç dostu bir metot sayesinde gençlerin klasikleşmiş seminer ortamlarının dışında aktif deneyimleme yöntemiyle ve akranlarıyla tartışıp öğrenebilecekleri bir hale getirilmesiydi. Yurtdışında ve Türkiye’de pek çok grubun farklı, ancak politik konuların işlenmediği alanlarda kullandığı “hazina avı” metodunu Karakutu’nun konularına göre yorumladılar.

Hafıza Yürüyüşleri boyunca yok sayılan tarihi anlatıların duyulmasını sağlayan gençler, mekânların bastırılan hikâyelerini ve bu mekânların bugün yok sayılan geçmişteki konuklarını görünür kılmaya çalışırken, farklı hikâyelerin de birbirleriyle bağ kurmasını sağlıyor. Sonuç olarak, Karakutu, Hafıza Yürüyüşleri ile “gençlerin tarihsel adaletsizliklerin nedenlerini sorguladıkları ve sonuçlarını eleştirel bir bakış açısıyla değerlendirip bir daha asla duyarlılığı geliştirmelerini; yaşanan uyuşmazlıklara barışçıl çözüm üretme kapasitelerini geliştirmeyi” hedefliyor.

Projenin Etkileri

Hafıza Yürüyüşlerinin çalışmalarına katılan genç gönüllüler, bellek çalışmaları konusuna adım atıyor, İstanbul’un sessizleştirilmiş hikâyelerini araştırıyor ve bu hikâyeleri paylaşıyor, Türkiye’nin yakın tarihini öğreniyor, Türkiye’de ve dünyada geçmişle yüzleşme, toplumsal hafıza alanında çalışan akademisyenleri ve sivil toplum örgütlerini tanıyor/öğreniyor. Ayrıca farklı atölyeler ve eğitimler sayesinde yaygın eğitim metotlarıyla tanışıyor, sunum yapma becerilerine sahip oluyor, akademik çalışma yapma ve araştırma becerileri gelişiyor, öğrendiklerini başkalarına aktarmayı/öğretmeyi öğreniyor ve yeni arkadaşlar ediniyor.

Hafıza alanı dünyada olduğu gibi Türkiye’de de son 20 yılda büyük ilgi görmeye başladı. Türkiye’nin bir geçmişinde yaşanan ağır insan hakları ihlalleri konusunda Talin Sucuyan’ın tabiriyle bir ‘inkar habitusu’ inşa etmiş olması, yüzleşilmesi gereken konular açısından bir zenginlik yaratıyor. Soykırımdan başlayarak azınlıklara yönelik ihlaller, Kürtlere yönelik halen süren ihlaller, darbe dönemleri öncesi ihlaller, darbelerin yarattığı büyük yıkım ve ihlaller farklı hafızaların çağrılması ve canlandırılması açısından geniş bir çalışma alanı yaratıyor. Bu bağlamda hafıza çalışmalarının bir alanı olan hafıza yürüyüşleri de farklı konuları ele alan sözlü tarih çalışmaları, kent tarihi çalışmaları veya ayrımcılık ve insan hakları ihlalleri çalışmaları olarak farklı kurumlar tarafından uygulanıyor. Bunlardan biri olan Hafıza Yürüyüşleri başka üniversitelerin programlarına da ilham vermiş durumda. 2016 yılında University of Sydney’de, “Writing, Truth, Falsification” isimli dersin müfredatında Hafıza Yolculuğu projesine yer verildi. Okan Üniversitesi ise 2016 yılında Uluslararası İlişkiler Bölümü öğrencileriyle “Azınlık Hakları” dersi kapsamında Yeldeğirmeni Hafıza Yürüyüşü programını uyguladı. 2017 yılında, Sulukule Gönüllüleri Derneği çocuklarla birlikte Hafıza Yolculuğu’na katıldı ve Sulukule-Karagümrük Keşif Yolculuğu adında yeni bir rota ortaya çıkardı. Son olarak İstanbul Bilgi Üniversitesi, Medya ve İletişim Bölümü öğrencileriyle Cağaloğlu Hafıza Yürüyüşü’nü hazırladı.

Karşılaşılan Zorluklar

Hafıza Yürüyüşleri açık alanda, bir grup insanla bir arada ve İstanbul şehrinin en işlek sayılabilecek semtlerinde gerçekleştirilen bir etkinlik olduğu için ülkenin politik atmosferine bağlı doğabilecek risklere açık bir yapıya sahip. Karakutu, böylesi riskler karşısında bugüne kadar etkinliklerini iptal etmek durumunda kalmamış; rota değişiklikleri yaparak etkinliklerine devam etmiş.

Derneğin 2015’den beri gerçekleştirilen Hafıza Yürüyüşleri kapsamında en çok zorluk çektiği dönem ise OHAL dönemi. Bu dönemde, genç anlatıcılar ve katılımcılar mekânların önünde, toplu bir şekilde mekânların sessizleştirilmiş hikâyeleri hakkında konuşma konusunda oldukça zorlandı. Onur Haftası için düzenlenen LGBTI+ temalı Hafıza Yürüyüşünde de anlatıcılar benzer nedenlerle sorunlar yaşadı.