Biçimi Kültür Varlıkları olan projeler
I. Dünya Savaşı öncesinde kültürel çeşitliliğin en yoğun olduğu Orta Doğu şehirlerinden birisi Diyarbakır’dı. 20’inci yüzyılın başına kadar Diyarbakır; Kürtler, Ermeniler, Süryaniler, Yahudiler, Keldaniler, Araplar ve Türkler gibi farklı etnik ve dini grupların yan yana birlikte yaşadıkları bir şehirdi. Osmanlı İmparatorluğu döneminde yüzyıllar boyunca süregiden, devlet ve gayri Müslim topluluklar arasında hiyerarşik ve sözleşmeye dayalı bir sistem olarak Millet Sistemi, [...]
Ermeniler, 1915 yılında gerçekleşen soykırım öncesinde 1,5 milyona yakın nüfuslarıyla Osmanlı’daki en büyük Hristiyan toplumlardan birisiydi. Soykırım sürecinde gerçekleşen katliamlar ve sürgünler nedeniyle Ermeni nüfusu 1915 sonrasında 100 binden azdı. Daha da önemlisi, 1923 yılında kurulan Türkiye Cumhuriyeti, Ermenilerin 1915’te kırıma uğradığını hiçbir zaman kabul etmedi. Dahası, Türkiye Cumhuriyeti, bir yandan vatandaşı olarak addettiği gayri Müslimlere yönelik dışlayıcı politikalar uygularken [...]
915-921 yılları arasında Van’da inşa edilen Ahtamar Katedrali, Orta Çağ Ermeni mimarisinin en değerleri örnekleri arasında kabul ediliyor. Mezopotamya’daki en görkemli tarihsel yapılar arasında yer alan bu kilise, Van merkezine yaklaşık 45 km uzaklıkta bulunan Ahtamar Adası’nda. Civarında yaşayan Ermeni toplumu ile birlikte kilisenin yüzyıllar boyunca süren varlığı 20’nci yüzyılın başına kadar ciddi bir engelle karşılaşmadı. Lakin I. Dünya Savaşı [...]
1915 yılında gerçekleşen Ermeni soykırımı öncesinde Ermeniler, Anadolu’nun kadim halklarından biri olarak varlığını sürdürmekteydi. Gerçekleşen katliam ve zorunlu göç süreci sonrasında kurulan Türkiye Cumhuriyeti, Ermenilerin maruz bırakıldıkları bu feci uygulama sonrasında yapılanları resmi olarak hiçbir zaman kabul etmedi. Ermeni soykırımı, devlet söyleminde, I. Dünya Savaşı sırasında Ermeniler düşman güçlerle işbirliği yaptığı ve güvenlik tehdidi oluşturdukları için göç ettirildiği ve yaşanan [...]
Türkiye Cumhuriyeti 1923 yılında kurulduğu günden bu yana Aleviliği etnik-dini bir kimlik olarak tanımadı ve bu durum hala değişmeden devam etmekte. Her ne kadar Türk ulus-devleti anayasal olarak laik bir yapıda olduğunu iddia etse de, 1924 yılından bu yana Sünni İslam anlayışı çerçevesinde ve doğrudan devlete bağlı olarak çalışan Diyanet İşleri Başkanlığı dini alanı kontrol altında tutmakta. Bu kurum, Alevilik [...]