Sahibi Sivil ve Politik İnisiyatifler olan projeler
Adalet Arayan İşçi Aileleri’nin bir araya gelme hikâyeleri 31 Ocak 2008’de Davutpaşa’da kaçak bir maytap atölyesinde meydana gelen patlamaya dayanıyor. Davutpaşa’da hayatını kaybedenlerin aileleri, bu olay sonrasında 20’si işçi 21 insanın ölümüne sebebiyet veren bu iş cinayetinde sorumluluğu olan bütün kişi ve kurumların yargılanıp cezalandırılması için birlikte bir mücadele başlattı. Bu süreçte, 35 hafta boyunca her cumartesi 12:00’de Taksim Meydanı’nda [...]
Anıt Sayaç‘ın hikayesi 2013 yılında sergilenen “Sayaç” adlı bir sergi ile başlıyor. Bir ayağı dijital, bir ayağı fiziksel olan bu sergide ziyaretçiler objelere gömülü QR kodlarla anitsayac.com sitesine yönlendirildi. Sergi Nisan 2013’te sona erdikten sonra sayaç güncellenmeye devam etti ve bugünkü halini aldı. Bu şekilde erkekler tarafından öldürülen kadınlara dair bir veri tabanı oluşturmaya karar veren ‘Anıt Sayaç’ ekibi, verilere [...]
21 Mart 2013’te Kürdistan İşçi Partisi (PKK) lideri Abdullah Öcalan’ın barış çağrısı yapan mektubu Diyarbakır’daki Newroz kutlamasında okundu. Bunun ardından PKK, 23 Mart 2013 tarihinde ateşkes ilan etti ve 8 Mayıs 2013’te Türkiye sınırları dışına çekilme sürecini başlattığını duyurdu. Bu, Türkiye devleti ile PKK arasında otuz yıldan fazla sürmekte olan silahlı çatışmanın barışçıl yollarla sonlandırılması amacıyla başlatılan ve “çözüm süreci” [...]
bak.ma, Gezi direnişi sırasında pek çok farklı alandan, deneyimden gelen insanların katılımıyla oluşan Videoccupy video kolektifinin, direniş sırasında topladığı ve ürettiği görsel kayıtları nasıl bir alanda paylaşıma açması gerektiğini araştırırken bulduğu bir online açık arşiv fikrinden doğdu. Videoccupy direniş sonrası dağılmış olsa da 2014 yılında bak.ma ve Gezi arşivi online olarak erişime açıldı. 2015 yılından itibaren bak.ma’nın içeriği, sürece dahil [...]
Hükümet tarafından, 2013 yazında İstanbul Gezi Parkı’na Topçu Kışlası’nı yeniden yapmak için başlayan ağaç sökülmelerini ve inşaat çalışmalarını protesto etmek amacıyla düzenlenen eylemler, diğer şehirlere de yayıldı. Güvenlik güçlerinin sert müdahalesiyle son bulan protestolar zaman içerisinde mahalle forumları, dayanışma örgütleri ve kentsel direniş hareketlerine evrildi. Bir sivil girişim ve açık platform olarak Hafıza Kaydı fikri, Ankara Seğmenler Parkı forumunda düzenlenen [...]
Türkiye’nin son 50 yıllık tarihine bakıldığında, askeri müdahaleler ve kontrgerilla pratikleri sürecinde gerçekleşen ve geniş çaplı insan hakları ihlallerinin vuku bulduğu ciddi rejim değişiklikleri olduğu görülür. Bu bağlamda, iki tarihsel dönemin bilhassa önem arz ettiği görülecektir: 12 Eylül 1980 tarihinde gerçekleşen askeri darbe ve Kürt hareketinin 1990’lı yıllarda kitleselleşmesi karşısında Türk devletinin uyguladığı politikalar. 1980 yılında, Kemalist rejimi restore etmek [...]
1923 yılında Cumhuriyet’in ilanıyla başlayan ve II. Dünya Savaşı sonrasına kadar devam eden Tek-Parti dönemi boyunca, Cumhuriyet Halk Partisi kendisine muhalefet eden siyasi partilere, gruplara ya da kişilere karşı hiç tolerans göstermedi. CHP, kuruluşundan hemen sonra, devlet ideolojisi olarak radikal laik bir anlayışı, etnik temelli Türk milliyetçiliğini ve katı merkeziyetçiliği içeren Kemalist doktrini benimsedi. Bu doğrultuda, herhangi bir alternatif siyasi [...]
Ermeniler, 1915 yılında gerçekleşen soykırım öncesinde 1,5 milyona yakın nüfuslarıyla Osmanlı’daki en büyük Hristiyan toplumlardan birisiydi. Soykırım sürecinde gerçekleşen katliamlar ve sürgünler nedeniyle Ermeni nüfusu 1915 sonrasında 100 binden azdı. Daha da önemlisi, 1923 yılında kurulan Türkiye Cumhuriyeti, Ermenilerin 1915’te kırıma uğradığını hiçbir zaman kabul etmedi. Dahası, Türkiye Cumhuriyeti, bir yandan vatandaşı olarak addettiği gayri Müslimlere yönelik dışlayıcı politikalar uygularken [...]
1915 yılında gerçekleşen Ermeni soykırımı öncesinde Ermeniler, Anadolu’nun kadim halklarından biri olarak varlığını sürdürmekteydi. Gerçekleşen katliam ve zorunlu göç süreci sonrasında kurulan Türkiye Cumhuriyeti, Ermenilerin maruz bırakıldıkları bu feci uygulama sonrasında yapılanları resmi olarak hiçbir zaman kabul etmedi. Ermeni soykırımı, devlet söyleminde, I. Dünya Savaşı sırasında Ermeniler düşman güçlerle işbirliği yaptığı ve güvenlik tehdidi oluşturdukları için göç ettirildiği ve yaşanan [...]
Her ne kadar Türk ulus-devleti anayasal bakımdan laik ilkeler doğrultusunda kurulmuş olsa da, Türkiye’deki en büyük etnik-dini gruplardan birisi olan Aleviler, kimliklerinden ötürü sistematik ayrımcılığa ve katliamlara maruz kaldı. İslam’ın Sünni yorumu, Osmanlı İmparatorluğu döneminden itibaren esas kabul edildi ve devletin resmi inanç sistemi olarak benimsendi. Diğer yandan, Alevilik ve farklı inançlar, İslamiyet dininden sapma olarak görülüp reddedildi. Akademik çalışmalara [...]
Türk devlet ile Kürdistan İşçi Partisi (PKK) arasında 1984 yılında başlayan ve 1990’lı yıllarda en yoğun dönemini yaşayan bir silahlı çatışma süreci yaşandı. Her ne kadar bu kanlı savaş döneminin hakikatleri hala ortaya çıkarılmamış olsa da, yaklaşık 50 bin kişinin yaşamını yitirdiği ve Kürt bölgesinde yaşayan 2 milyon civarında insanın zorunlu göç politikasına maruz bırakıldığı tahmin ediliyor. 1990’lı yılların başından [...]
II. Meşrutiyet’in 1908 yılında ilan edilmesinden sonra aşama aşama iktidarı ele geçiren İttihat ve Terakki Partisi, izleyen yıllarda Osmanlı tebaası içinde yer alan gayri-Müslim toplulukları hedef alan Türkleştirme politikalarına başladı. Balkan Savaşları (1912-13) sonrasında imparatorluğun Balkanlardaki topraklarının büyük bir kısmını kaybetmesiyle birlikte bu Türkleştirme politikaları daha radikal bir noktaya sıçradı ve nihayetinde 1915 yılında Ermeni soykırımına sebep oldu. Bu süreçte, [...]
İnsan hakları örgütlerinin kayıtlarına bakıldığında, Türkiye’de işlenen hak ihlallerinin 1990’lı yıllarda büyük ölçüde arttığı görülecektir. Bu ciddi artışı, yaşam hakkı ihlallerinden işkence ve kötü muameleye, düşünce özgürlüğünü sınırlayan yasaklardan din ve vicdan hürriyetinin yok sayılması gibi hemen her kategorideki hak ihlalleri için söylemek mümkün. Her ne kadar bu ihlal vakalarının büyük çoğunluğu Kürt meselesi ile ilişkili olsa da, devletin güvenlik [...]
Türkiye’de ulus-devlet yapısının kurulmasından sonra, Türkiye nüfusunun % 15-20’sini oluşturan Kürtler, aralıksız asimilasyon ve baskı politikalarına maruz kaldı. 1950’li yılların sonundan itibaren Kürt özgürlük hareketi içinde yer alan insanlar Kürtlerin kolektif hakları için mücadele vermeye başlamış olsalar da, barışçıl yollarla ortaya konan tanınma amaçlı talepler Türk devleti nezdinde herhangi bir karşılık bulmadı. Kürtlere yönelik, baskı ve sistematik siyasi-ekonomik ayrımcılık politikaları [...]
Nüfus yapısına bakıldığında, Dersim’in ağırlıklı olarak Alevi Kürtlerin yaşadığı bir bölge olduğu görülecektir. Dersim’de yaşayan insanlar etnik kökenlerinden dolayı İslami ve/veya milliyetçi perspektife sahip merkezi hükümetlerce hep “öteki” olarak görüldü. Osmanlı devletinin son dönemleri düşünüldüğünde, Dersim’in sahip olduğu fiili özerkliğe son verme çabaları, özellikle II. Abdulhamid döneminde (1876-1908) zirve yaptı. Bununla birlikte, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması (1923) sonrasında Türk devleti, Sünni [...]
1960’lı ve 70’li yıllarda, Türkiye’de sanayileşme ve şehirleşme süreçleri ciddi bir ivme kazandı. Bu gelişmelere paralel olarak Türkiye’de işçi sınıfı büyüdü; öğrencileri, aydınları ve işçileri kapsayan kitlesel bir sol hareket ortaya çıktı. Ortaya çıkan ilk eylemsellik dalgası 1960’lı yılların sonunda zirveye ulaştı. 1971 yılında ise ordunun sivil siyasete yeniden şekil vermek adına yaptığı müdahale ile birlikte sıkıyönetim ilan edildi, kişisel [...]
1908 yılında gerçekleşen II. Meşrutiyet sonrasında İttihat ve Terakki Cemiyeti (İTC) aşama aşama iktidarı ele geçirdi ve 1913 yılında yapılan bir darbeyle idareyi tamamen eline aldı. İTC’nin gerçekleştirdiği politikalar Türkleşme projesine odaklanırken diğer yandan da merkeziyetçi bir anlayışla devletin sahip olduğu gücü artırıp Osmanlı’nın çöküşünü engellemeyi amaçlıyordu. Haliyle, Osmanlı’nın arta kalan son topraklarında etnik/dini homojenleştirme girişimleri İTC için en acil [...]
1960’lı yılların ortasından 1980 yılına kadar geçen sürede, Türkiye’de sosyalist hareket işçi sınıfı, gençlik ve kadınlar arasında ciddi bir kitleselleşme süreci yaşadı. 1971 yılında gerçekleştirilen askeri darbe ile kesintiye uğramış olsa da, 1980’de gerçekleştirilen darbe ile sol hareket kanlı bir şekilde bastırıldı, parlamento lağvedildi ve hak ve özgürlükleri ciddi oranda kısıtlayan bir anayasayı cunta rejimi kabul ettirdi. İstatistiklere göre, darbe [...]